Kapıdan geçmek, yola devam etmek

Derya Dinç

Derya Dinç

2019-2020 dönemi, spor ve beden hareketi atölyesi gönüllüsü

Hayatımın hep en zorlu anlarında, bir yerden bir yere adım atmaya karar verdiğim anlarda gönüllü projelerde yer aldım. Gönüllü olarak çalışmanın, kırılma noktalarına alan açan ve kendi iç motivasyonunu ayakta tutmanın, inandıklarına sarılmanın çok büyük bir katkısı olduğuna inanıyorum.

Sulukule Gönlüllüleri Derneği ile tanışmadan önce uzun soluklu ve yoğun bir gönüllülük projesinden yeni çıkmıştım ve düşüncemin, duygularımın dönüşmesi ile kendi kentimde farklı alanda yine çocuklarla çalışabileceğim bir alan aramaktaydım. Bu arayış içindeyken karşıma Sulukule’nin “gönüllü” açık çağrısı çıktı ve yüksek motivasyonumla başvurulara katıldım. Seçildikten sonra ki süreçte gerçekten beni bu hayatta en çok heyecanlandıran alanlardan birinin beden, iletişim ve toplulukların entegrasyonu üzerine çalışmak olduğunu tekrardan anlamama sebep oldu. Bir grup insanın bu kadar hızlı değişen ve dönüşen dünyada birbirinden güç alarak neler yaratabileceğini, birbirine sahip çıkarak her şeyin büyüyebileceğini deneyimlemek atacağım her adıma ışık tutar oldu.

Hiçbir karşılaşmanın tesadüf olmadığına inanıyorum. İlk atölyeye başladığımda, kendimle ilgili sorguladıklarım, koyduğum hedeflerin hepsi çocukların davranışları ve atölye içerikleriyle paralel gidiyordu. Kolaylaştırıcılık yaparken aslında dahil olduğumuz, çalıştığımız topluluğun kendimizin de birer aynası olduğunu keşfetmekteyim.

Başta çekindiğim konuları, farkındalıklarımla birleştirdiğimde beni de ne kadar geliştirdiğini görüyorum ve deneyimliyorum.

Atölyeden sonraki değerlendirme zamanımızda bireysel ve sonrasında bu bireyselliğin bir topluluk olarak gelişimsel sürecinin bir parçası olmak bana her zaman, umut oluyor. Bu kazanımları çevremle paylaşmak ve bu gönüllü ağına daha çok katkıda bulunmak istiyorum.

Zaman geçtikçe fark ediyorum ki çocuklarla olan keşfetme ve öğrenme süreci, kalpten bir bağlılık ve sorumluluk istiyor. Bu bağı geçirdiğim sürede kurduğumu hissediyorum.

Ev, kök, köklenmek, aramak, yenilik, iletişim gibi kavramları sorgularken beni köklenmeye ve buraya olan inancımla beni bağlantıya geçiren bu sürece ve sizlere teşekkür ederim.

Kapıdan geçebilmek ve yola devam edebilmenin en güzel yaşamsallığı ve tecrübesi olarak her zaman benimle kalacaksınız, kalacaklar.


Hakkımda:

2017 Temmuz’da İstanbul Bilgi Üniversitesi Sanat ve Kültür Yönetimi / Sahne Sanatları Bölümünden mezun olduktan sonra performans sanatçılarıyla çalıştığım sürede "sanatın iyileştirici gücünü toplumun farklı kesimlerine, farklı yaş gruplarına entegre edebilir miyim?" diye araştırmaya başlamıştım.

Bu sırada Dans ve Hareket Terapisine Giriş Eğitiminde kendimi buldum ve bu alanda ilerlemeye başladım.

Dansın, Hareketin ve diğer sanat disiplinlerinin teröpatik etkisini deneyimlemek ve sahada çalışmak adına; 2019 yazında, Kapadokya’da bulunan Keyder(Kapadokya Engelli Yetenekler Derneği) Küçük Prens Akademisi’nde, 1 ay boyunca dans ve hareket atölyesinde kolaylaştırıcılık yaptım.

Gönüllü olmak ve bu alanda daha çok tecrübe kazanmak için Sulukule Gönülüleri Derneği ile tanışarak, sürecime spor ve beden hareketi atölyesi gönüllüsü olarak devam ettim. Sahada edindiğim tadımlık tecrübelerin ardından, dans ve hareket terapisi alanında derinleşmeye ve sosyal değişim konularında terapist olarak çalışmalarıma devam etmek istediğime karar verdim.

Gezerek bilgiyi yaymak ve topluluklarla çalışmak en büyük hayalim, farklılıkları, ortaklıkları analiz etmeyi onlarla oynamayı seviyorum.

Hareket birleştirir, hareket güçlendirir ve iyileştirir.!

 


Prof. Naci Şensoy Caddesi, Sağel Sokak, No: 2/D,
Karagümrük, Fatih, İstanbul

Sitemiz Google Analytics kodu barındırmaktadır. Google bu hizmet için cookie kullanmaktadır.